Uzun süreli Covid-19 yaşama riskiniz ne kadar? Bilim insanları erken tanı için formül geliştirdi

tarafından
32
Uzun süreli Covid-19 yaşama riskiniz ne kadar? Bilim insanları erken tanı için formül geliştirdi

İsviçre’deki bilim insanları, “uzun süreli Covid-19” geliştirme riski en fazla olan hastaları belirlemeye destek olabilecek bir “antikor imzası” keşfetti. Düşük IgM ve IgG3 antikor seviyelerine haiz olan ve bununla birlikte astım hastalığından muzdarip kişilerin uzun süreli Covid-19 yaşama eğilimde olduğu görüldü. Uzmanlar, risk grubundaki kişilere aşılanma çağrısı yaparken, bulgularının hastaların erkenden tedavi edilmesini sağlayacağını söylemiş oldu.

İsviçre’deki Zürih Üniversitesi Hastanesi’ndeki araştırmacılar, Covid-19 hastalarından alınan kanları çözümleme etti ve belirli antikorların düşük seviyelerinin, uzun süreli Covid geliştirenlerde, hızla iyileşen hastalara nazaran daha yaygın bulunduğunu buldu.
Hastanın yaşı, Covid-19 semptomlarının ayrıntıları ve astımın olup olmadığına ilişkin veriler  birleştirildiğinde bu antikor imzası, doktorların insanların uzun süreli hastalık geliştirme riskinin orta, yüksek yada oldukça yüksek olup olmadığını tahmin etmelerine izin verdi.
Emek vermeyi yöneten immünoloji profesörü Onur Boyman, “Genel olarak, bir antikor imzasını tanımlamanın, uzun süreli Covid geliştirme riski yüksek olan hastaların erken tanısına  destek olacağını ve bunun da uzun süreli Covid için araştırma, anlayış ve sonunda hedeflenen tedavileri kolaylaştıracağını düşünüyoruz” diye konuştu.
Nature Communications adlı bilimsel dergide piyasaya sürülen emek harcama kapsamında ekip, Covid-19  testi pozitif çıkan 175 şahıs ve denetim grubuna dahil edilen 40 sıhhatli gönüllü üstünde çalıştı. Semptomlarının vakit içinde iyi mi değiştiğini görmek için doktorlar, ilk enfeksiyonlarından sonrasında bir yıl süresince Covid-19 hastalarının 134’ünü takip etti.
Katılımcılar üstünde meydana getirilen kan testleri, post-akut Covid-19 sendromu (Pacs) olarak da malum uzun süreli Covid geliştirenlerin, düşük IgM ve IgG3 antikor seviyelerine haiz olma eğiliminde bulunduğunu gösterdi.
Bir şahıs Covid-19’a yakalandığında  IgM hızla yükseliyor. IgG antikorları ise IgM’den sonrasında yükseliyor ve daha uzun süreli koruma sağlıyor. Bununla beraber bilim insanları, antikor imzasını belirlemek için, hastanın yaşını, astımı olup olmadığı bilgisini ve semptomlarının ayrıntılarıyla birleştirdi. Ek olarak, formülün doğruluğunu kontrol etmek için altı ay süresince takip edilen 395 Covid-19 hastasından oluşan ayrı bir grubu incelediler.
Öteki taraftan, bu formül, bir kişinin enfekte olmadan ilkin uzun süre Covid riskini tahmin ediyor, bu sebeple semptomlarının ayrıntılarına gereksinim duyuluyor.
Sadece, çalışmanın yazarlarından, Dr Carlo Cervia, astımı olan ve IgM ile  IgG3 seviyeleri düşük olan kişilerin, kendilerini potansiyel olarak uzun Covid için riskli sayabileceklerini söylemiş oldu.
Cervia, “Araştırmamızın sonuçlarının,  uzun süreli Covid hastalarının tedavisini iyileştirmesinin yanı sıra, astım hastaları şeklinde yüksek risk gruplarını aşı olmaya ve böylece uzun süreli Covid’i  önlemeye motive etmesi planlanıyor” dedi.
Netice olarak, uzun süreli Covid için etkili bir tedavi olmamasına karşın, kimin en fazla risk altında bulunduğunu bulmak, doktorların hastaların erkenden tedavi etmesini sağlayabilir. Antikor tedavileri, antiviraller ve antiinflamatuar ilaçlar yöntemiyle enfeksiyonun daha iyi kontrolü, uzun Covid riskini azaltmaya destek olabilir ve aşılar uzun süreli Covid semptomlarını hafifletebilir.
Yeni tip corona virüsten (Covid-19) iyileşen binlerce insan, aylar sonrasında günlük hayatına dönmesini zorlaştıran semptomlarla savaşım etmeye devam ediyor. Hastaların, kronik bitkinlik ve bilişsel problemlerin birçok semptomunu bildirmesiyle oluşan durum “uzun süreli Covid” olarak adlandırılıyor.
Uzun süreli Covid-19 semptomları içinde “bitkinlik”, “saç kaybı”, “kalp ritmi bozukluğu”, “bilişsel problemler”, “baş ağrısı”, ” kas ağrısı”, “nefes almada güçlük”, “odaklanma problemi”, “üşüme ve titreme”, “uykusuzluk”, “halüsinasyon görme”, “ishal” ve “yüksek ateş” şeklinde semptomlar içeriyor. Araştırmacılar, bu semptomların, organlara, bağışıklık sistemine ve sinir sistemlerine verilen hasar sebebiyle corona virüsün ‘sonradan tesirleri’ olduğuna inanıyor.
Öteki taraftan doktorlar bu durumu, ilk enfeksiyondan on yıldan daha uzun bir süre sonrasında gelişebilen, yeterince anlaşılamayan bir durum olan polio sonrası sendroma benzetiyor.