İçeriğe geç

Stockholm Sendromu nedir?

Stockholm sendromu, tahammül edilemeyecek ilişkilerden muzdarip olan ve sürdürülemez bir evlilik içinde olan kişilerin, bu duruma sebep olan kişiye bağımlılığını anlatır. Adını 1973 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de yaşanan olaylardan almıştır. Bir ilişkide “Beni anlayamazsın.” cümlesiyle Stockholm sendromunu anlayabilirsiniz. Stockholm Sendromu nedir daha detaylı inceleyelim.

İlişkilerde Stockholm Sendromu nedir?

Stockholm sendromu, cinsel istismar mağduru kadınların kendilerini bu duruma düşüren kişilere veya bu şiddeti uygulayanlara karşı yakınlığını tanımlamak için de kullanılmıştır.

İnsanlar Neden Zararlı İlişkilerini Devam Ettirmektedir?

Bir insan, kendisine eziyet eden, doğru ve olması gereken davranışlar sergilemeyen ve bir ilişkiyi sağlıklı bir şekilde sürdüremeyen bir insanı neden sever? Bunu farklı şekillerde açıklamak mümkün; şiddet olaylarında yaşama korkusu, evliliğin olası bir şekilde sonlanmasından sonra maddi olarak hayatta kalamama korkusu, ikili ilişkilerde kimsenin onu bir daha sevmeyeceği korkusu Stockholm sendromuna sahip kişiler için ilişkiyi sürdürme yolunda mantıklı bir açıklama olarak alınabilir. Bu durumu ilişkiler temelinde değerlendirirken daha geniş bir bakış açısıyla bakmakta fayda var.

Kendisine sürekli baskı uygulayan, onu evden çıkarmayan, güvensizlikten kaynaklı partnerinin gittiği yerlerin fotoğrafını çekip göndermesini isteyen, günün 24 saati mobbing uygulayan birini nasıl sevebilirsiniz? Bu, insanın sevgi ve bağlılık ihtiyacına dayanır. “Beni dövüyor ama seviyor.” cümlesi şiddeti kabul etmenin gerekçesi olarak ileri sürülmekte ve başkaları haklı bulmasa da kişi onu geçerli bir sebep olarak bulabilmektedir. Baskı meselesi de böyle. Kendini sınırlamanın sevginin bir parçası olduğuna inanan ve sürekli söylediklerini yapmaya mecbur hissedenler, bazen aynısını karşı tarafa uygulayan, bazen tek taraflı ve gönüllü olarak devam ettiren kişiler bu durumların hayatın olağan akışına ters düşmediğini ve sevgiden kaynaklı olduğunu söylüyorlar.

Tercih veya Bağımsızlık Sorunu

Çocukluklarında sevgi görmeyen ve sevgi açlığını giderememiş insanlar bunu daha sık yaşarlar. Onları sevenlere karşılık vermek, gerekirse acı çekme ve dışarıdan mantıksız görünen ilişkileri dahi sürdürme potansiyelleri vardır. Sonuç olarak bir gün yaşadıklarının anlamsızlığını keşfedip ayrılmayı seçtiğinde karşı taraftan gelen suçlamalarla yüzleşmek zorunda kalır, bunun sonucunda ya bu ilişkiyi bitirmeyi göze alamaz ve bu şekilde devam eder ya da her şeyi alır ve kendini bu ilişkiden koparır. Sonuç bir seçim veya bağımsızlık meselesidir.

STOCKHOLM SENDROMU İNSANIN ELİNDE

Bu insanlar, deneyimlerini anlamsız buldukları ve ondan kurtulmak istedikleri sürece ondan kurtulabilirler, ancak gerçekten onu istemeleri gerekir. Kendi başlarına yapamadıklarında psikiyatrik veya psikolojik yardım almaları gerekir, ancak bu şekilde daha sağlıklı ilişkiler kurabilirler. Stockholm sendromu bir kader değil, seçimdir.

Stockholm Sendromu ve Tedavisi

Uzmanlar, tedavinin uzun ve zorlu bir süreç olduğunu söylüyor. Şiddet uygulayan kişinin olaylarını kabul etmesi, psikolojik bir durumun ortaya çıktığı bir tablo oluşturur. Hastanın uzun süre tedavi görmesi gerekir. Bu süreçte yaşadıklarının yaşayan kişinin hatası olduğuna ve kabul etmemesi gerektiğine inandırılır. Hatırlatmalar yapılır ve deneyimlerinin anormal derecede şiddet içeren durumlar olduğu kanıtlanmaya çalışılır. Hastanın tedavisi ikna ile birlikte yapılır.

Tedavinin en önemli adımı kişinin özgüvenini yerine getirmeye çalışmaktır. Özgüven çalışmaları yapılırken kişinin farklı tekniklerle ilgilenmesini sağlayarak süreci hızlandırabilir. Güvenini yeniden kazanmasını, düşünce kalıplarını değiştirmesini ve gelişime açık olmasını sağlayacak NLP tekniklerini inceleyebilir. Enstitü bünyesindeki online kişisel gelişim eğitimleri, farklı teknik ve bilgilerle özgüven çalışmalarına rehberlik edecektir.