Kültürlenme ve kültürleşme sürecinde toplumsal kültürümüzün önemi

tarafından
145
Kültürlenme ve kültürleşme sürecinde toplumsal kültürümüzün önemi

Bireylerin kültürlenme süreçleriyle birlikte içinde yaşadıkları ya da mensup oldukları toplumsal kültürün değerlerini ve tutumlarını kazanmaları, kültürlerine ilişkin bir farkındalık geliştirmeleri beklenir. Öte taraftan kentleşmenin, İnternet teknolojisinin ve medyanın oldukça etkili olduğu günümüz toplumlarında değişik kültürler arasındaki etkileşimler, kültürleşme süreçleri de bireyler üstünde oldukça etkilidir. Bu durumda toplumsal kültürü korumanın yanı sıra, kültür merkezciliği, yabancı kültür hayranlığı ve kültürel görelilik kavramlarının beraber ele alınması gerekir.

1) Toplumsal kültürümüzün önemi

Bir toplumun kültürü, o toplumu öbürlerinden ayırmak için millî kültür kavramıyla ifade edilmektedir. Türkiye’nin millî kültürü, bir taraftan toplumumuza özgü ayırt edici kültürel özellikler bütününü öteki taraftan da toplumun farklılıklarını da içerecek bir kapsayıcılığı ifade etmektedir.

Toplumsal kültür, kültürü oluşturan kültürel miras zenginliğinin korunması ve yaşatılması ile mümkündür. Bilhassa küreselleşmenin kültürler içinde benzeşmeyi, asimilasyonu, kültür emperyalizmini ve yabancı kültür hayranlığını beslediği düşünüldüğünde toplumsal kültürümüze ve kültür mirasımıza dair farkındalık oluşturmak, bu mirası yaşatmak ve zenginleştirmek oldukça önemlidir.

2) Kültür merkezciliği

Kültür merkezcilik, kişinin kendi kültürünü temele / merkeze alıp, kendi kültürel unsurlarını doğru ve üstün olarak kabul ederek öteki kültürleri kendi kültürel özelliklerine bakılırsa tamamlanmamış görmesidir. Kültür merkezci görüş açısı, kendi kültürel standartlarının doğru bulunduğunu varsayıp öteki kültürleri küçümsemeyi bununla beraber getirir. Kültür merkezcilik, örneği tarihsel süreçte çoğunlukla görüldüğü şekilde kendi doğrularının mutlaklığından hareketle öteki kültür unsurlarını yukarıdan aşağıya tekrardan şekillendirmeden (toplum mühendisliği) yok etmeye (soykırımlara) kadar giden davranışlara da yol açabilmektedir. Kültür merkezci bakış açısına örnek olarak televizyonda izlenen belgesellerdeki yerli kabileleri küçümseme, değişik toplumların geleneksel giysilerini hor görme, değişik kültürlerde elle yiyecek yeme alışkanlığını aşağılama ve değişik toplulukların diliyle alay etme verilebilir.

3) Yabancı kültür hayranlığı

Yabancı kültür hayranlığı, bir bakıma kültür merkezciliğinin karşıtı bir durumu ifade eder. Burada şahıs içine doğduğu kültürü değersiz görür ve hiçbir analitik muhakemeye dayanmaksızın dışarıdan gelen her tür kültür unsurunu olumlamaya dayalı bir ruh hâli ile davranır. Bilhassa toplumların sorunlarının çoğaldığı, gerileme dönemine girilen, şartlarını değiştirebilmek için başkalarının tecrübelerinden yararlanmak istediği ortamlar yabancı hayranlığı için elverişli bir iklim oluşturur.

Yabancı kültür hayranlığının tipik örnekleri müzik dünyasında gözlenebilir
Yabancı kültür hayranlığının tipik örnekleri müzik dünyasında gözlenebilir

4) Kültürel görelilik

Kültürel görelilik, her kültürü kendi koşulları içinde değerlendirmek icap ettiğini esas alan bir yaklaşımı ifade eder. Bu yaklaşım, kültürleri iyi ve kötü (ya da doğru ve yanlış) olarak yargılamak için bir standardın olmadığı görüşünü benimser. Bu yaklaşımda bir kültür yalnız kendi bağlamı içinde değerlendirilebilir. Antropolog Ruth Benedict (Rut Benedikt), kültürel göreliliğin tüm dünyaya yayılabileceği ve bunun da dünyada bağnazlığı ve önyargıları ortadan kaldırabileceğini savunmuştur.

Japonya’dan bir evlilik töreni görüntüsü
Japonya’dan bir evlilik töreni görüntüsü

Kültürel tutum, canlı yada cansız bir nesne ile alakalı değerlendirmelerdir. Her tutum nesneyle bağlantılı olarak ortaya çıkan bir eğilimdir. Tutumlar pozitif yada negatif olabilir. Toplumsal gruplara yönelik tutumlar olumsuzsa bunlara ön yargı, soyut kavramlara yönelik tutumlara (mesela fikir özgürlüğü) kıymet yargısı denir.

Bir nesneye, bireye ya da topluluğa yönelik pozitif kültürel tutumların geliştirilmesinde ve negatif tutumların değiştirilmesinde bireyler ve kültürler arası etkileşimleri çoğaltmak günümüzün küreselleşen dünyasında oldukça önemsenmektedir. Türkiye’nin de üye olduğu Avrupa Konseyi tarafınca piyasaya sürülen kitaplarda kültürler arası etkileşim ve iletişimin değişik etnik, kültürel, dinî, dilsel geçmişleri ve mirasları olan bireylerle gruplar içinde, karşılıklı anlayış ve saygı temelinde, görüşlerin açık ve saygılı bir halde değişiminden oluşan bir süreci geliştireceği ifade edilmiştir. Buna bakılırsa kültürler arası etkileşim bir ferdin kendini ifade etme özgürlüğü ve yetisi yanında, başkalarının görüşlerini dinleme isteğini ve kapasitesini gerektirir. Kültürler arası etkileşim, kültürel olarak çeşitlilik gösteren toplumların siyasal, toplumsal, kültürel ve ekonomik entegrasyonuna ve uyumuna katkıda bulunmaktadır. Kültürler arası etkileşim, değişik toplumsal grupları toplumsal yaşamın haricinde tutmayan, birleştirici bir yaklaşımdır.

Kültürlenme PDF

Kaynak: 12. Derslik Sosyoloji ders kitabı