Kalıp yargı nedir?

tarafından
4
Kalıp yargı nedir?

Kalıp yargı nedir? diye sorduğumuzda verilecek en iyi cevap; toplumsal grupların veya bir toplumun tüm bireyleri tarafından belirli özellikler doğrultusunda göstermiş olduğu davranış hareketleridir. Kişinin içinde bulunduğu toplumsal gruba göre değişen bilişsel çerçevelerdir. Kalıp yargı, ön yargı ile alakalı olup birbirinden ayrılamaz kavramlardır. Kalıp yargı nedir sorusunu daha detaylı bir şekilde inceleyelim.

Kalıp yargı nedir denildiğinde, kalıp yargılar aslında içinde bulunduğumuz topluma göre değişkenlik göstermektedir. Her ne kadar belli grupların belli kalıp yargıları var ise yaşanılan toplumdan da etkilenilen kalıp yargıları vardır. Kalıp yargı terimi, 1922 yılında ilk defa Lipmann tarafından zihindeki resim diye söylemiştir. Günümüzde ise sosyal olayları açıklamakta kullanılmaktadır. Ayrıca sosyal psikolojinin konuları arasındadır. Yaklaşım olarak sosyal biliş yaklaşımı içinde değerlendirilmektedir. Bu yaklaşım ile kalıp yargı, bir resim ve çok daha fazlası ve insanın kendi zihinsel yaşamı içerisinde bilişsel bir yapıdadır. Dolayısıyla kalıp yargı nedir denildiğinde buna farklı açılardan bakmak gerekir.

Sosyal Biliş Yaklaşımına Göre Kalıp Yargı

Sosyal biliş yaklaşımına göre kalıp yargı zihinsel şema olarak nitelendirilmektedir. Şemadan kasıt ise; dış toplumsal olaylardan gelen bilgileri düzenleyen ve organize eden, zihindeki bilgiler ile harmanlayan bir yapıdır. Burada dikkat edilecek husus ise; Dikkat belirli olaylar üzerine yoğunlaşırken diğer olaydan uzaklaşması zihindeki bilgilerin hatırlanmasını zorlaştırmasıdır.

Kalıp yargılar diğer şemalardan sonuçları nedeniyle ayrışır. Bu ayrışmanın artması sosyal adaletsizliğe zemin hazırlar. Aslında bir grubun kalıp yargılarına bakarak o grubun veya toplumun hakkında bilgi sahibi olabiliriz. Kalıp yargılar o grubun üyesi ile karşılaştığımızda nasıl davranmamız gerektiğini önceden belirlememize yarar.

Örnek: Normal şartlarda şehir yaşantısında iken Selamün aleyküm, selamlaşma yapılan bir davranış biçimi değildir. Ancak herhangi bir köye gittiğimiz de veya kendi köyümüze gittiğimiz de merhaba, selam vs gibi gelimeler yerine söze Selamün aleyküm sözü ile başlarız. Bu durum o köy grubu ve şehir grubuna karşı belirli zihinsel kalıp yargılara sahip olmamızdan kaynaklanmaktadır.

Fiziksel Görünüm Kalıp Yargılar

Toplumun cinsiyet kalıp yargılarını ve düşüncelerini belirleyen en önemli parça kalıp yargılar parçasıdır. Bunu şu şekilde anlayabiliriz. Bir erkek dış görünüş itibariyle erkeksi bir görünüş özelliklerine sahipse o erkeğin erkeksi kişilik özelliklerine, rollerine ve mesleklerine sahip olduğunu düşünürüz. Fiziksel görünüm açısından erkeksi, güçlü, kuvvetli gibi temel kalıp yargıları olarak betimlenir. Bu güçlü erkeksi diye gördüğümüz erkeğin balerin olmasını asla beklemeyiz. Çünkü bu bizim kalıp yargılarımıza aykırı bir zihinsel düşünüş biçimi olacaktır.

Aynı zaman kalıp yargılar beli bir jenerasyonun veya sosyal grupların her bir bireyinde benzer özelliklere sahip olduğunu varsayar. Asla kişilik özeliklerine bakılmaz ve içinde bulunduğu sosyal grubun durumuna göre düşünülür. Bunu şöyle düşünebiliriz. Yaşça büyük olan kişilerin yeni nesil hakkında “bu yeni nesil hep böyle, bizim zamanımızda böyle miydi?” sözünü duymuşsunuzdur. Bu söz yeni neslin her bir üyesi kapsamına giren kişileri kapsamakta ve kişilerde ona göre bir davranış biçimi oluşturmaktadır.

Cinsiyetlerin Yapabilecekleri Meslekler

Eskiden hemşirelik mesleğine sadece kadınlar alınır ve kadınlar yapardı. Ancak daha sonra erkek hemşireler çıkmaya başladı. İnsanların algısına göre hemşire denildiğinde kadın akla gelmekteydi. Erkek hemşireler göreve başladığında içinde bulundukları toplum tarafından ilk etapta yadırgandı. “Kadın mesleği yapan erkek mi olur?” diye sözler söylenmeye başlandı. Bu durum dahi erkeğin tüm özelliklerini kapsayan meslek kalıp yargılarına aykırıydı.

Günün birinde Hemşirelik yapan bir erkek, sevdiği kızı ailesinden istemek için kızın ailesinin evine kız istemeye giderler. Kızın babası uzun süre konuşma tanışmadan sonra o meşhur soruyu sorar. Oğlumuz ne iş yapıyor? Çocuk cevap verir; hemşirelik. Kızın babasının verdiği cevap ise kalıp yargıların hayatımızla ne kadar iç içe olduğunu göstermeye yetecek cinsten idi. Kızın babası; oğlum annenin değil senin mesleğini sordum diye bu cevaba karşılık verir.