İnsanın Ruhsal Gelişimi

Tasavvuf, Uzakdoğu Felsefesi ve Psikolojinin İnsanın Ruhsal Gelişimi Hakkındaki Yaklaşımlarının Değerlendirilmesi

Karşılaştırmalar gösteriyor ki, insanın ruhsal gelişimi evrensel nitelikler sergileyen bir süreçtir ve insan bu süreci yaşamaya yönelik içsel donanıma sahiptir.

   İnsanın ruhsal gelişimi ile vicdan gelişimi arasında çok yakın ilişki vardır. Vicdan, Arapça v-c-d kökünden gelmekte ve bulmak, var olmak anlamını taşımaktadır. Vicdan, insanın, değer içeren yaşantı durumlarında karar verme merciidir. Dolayısıyla vicdan gelişimi, bir anlamda insanın değer yüklü davranışlarında kendi kararlarını doğru bir şekilde alabilme gücünün gelişimi anlamına gelmektedir. Vicdan geliştiğinde ve yaşadığında insan gerçekten var olur.

   Ruhsal gelişimimizde ilk üç düzeyde otoriter vicdanımız etkili olmaktadır. Ruhsal gelişim sürecimizde ilerlerken, özellikle sevgi yeteneğimizin gelişmesiyle, vicdanımız dış otoriteden iç kontrole doğru yol almaya başlar. Artık dış baskıdan arınarak özümüzün sesini daha güçlü duymaya başlarız. İlgimiz içimize, ruhumuza yönelmiştir. Hislerimizde düşüncelerimde ve davranışlarımızda daha güvenilir bir kaynak etkili olmaktadır. Bu kaynak gerçek vicdan ya da Erich Fromm un deyimiyle insancıl vicdandır. Dördüncü düzeyden sonra gerçek vicdanımız bize eşlik eder.

  Altı gelişim düzey ve evrelerinde değerleri, özlerinden uzaklaşmış olarak algılıyoruz ve yaşıyoruz. Sabır değerini tahammül olarak özveriyi fedakârlık olarak mutluluğu tatmin olarak, azim değerini hırs olarak acıyı olgunlaştırıcı değil ruhsal dengemizi bozacak üzüntü şeklinde yaşıyoruz. Sevgiyi koşullara indirgiyoruz şükür değerini anı yaşamak olarak değilde, empatiyi zayıflatıcı bir nitelikte olumsuz yaşantılarla karşılaştırmak olarak yaşıyoruz. Gerçekte evrensel değerleri yaşamak bu kavramları anlam kodları değişmeden anlamak ve yaşamaktır yani fıtrata/yaradılışa uygun yaşamaktır. İleri gelişim düzeylerinde ise değerleri kendi anlam ve değerleri ile yaşamaya seviyesine doğru ilerliyoruz.

Manevi Değerler

Değerler Psikolojisi ve Duygusal Okuryazarlık

Bu bölümde önce değerlerin psikoloji bilimi içinde nasıl ele alındığı açıklanacak daha sonra duygularımızın farkında olmak ve onları uygun ifade etmek konuları irdelenecektir.

“Çağımızda, yaşamak sanat olma niteliğini yitirmiş görünmektedir. Çağdaş insan, okuma ve yazmanın öğrenilmesi gereken bir sanat olduğuna, mimar, mühendis, ya da usta bir işçi olmanın büyük bir çalışma gerektirdiğine inanmaktadır; ama yaşamının hiçbir özel öğrenme çabasını gerektirmeyecek kadar basit bir iş olduğuna inanır görünmektedir. Hepimiz şu ya da bu şekilde yaşadığımız içindir ki, yaşamak hepimizin uzman olduğu bir konu olarak görülür. Ancak, yaşama sanatının niteliklerini gözden kaçırmamız bu sanatta adamakıllı ustalaşmış olmamızdan ötürü değildir.

Değerler Psikolojisi

 Günümüzde, bireysellik ve kişisel menfaat üzerinde daha çok durulmakta, bize hayatımızın amacının mutluluk (ya da teolojik bir deyimle, kurtuluş) değil, görevimizi yerine getirmek ya da başarı kazanmak olduğu öğretilmektedir. Para, saygınlık ve güç kazanama isteği, hem bizi bir şeyler yapamaya götüren bir kuvvet – bir itici güç hem de hayatımızın amacı olmuştur.

“Böyle bir ortamda psikoloji biliminin verileriyle, manevi değerleri bütünleştiren din psikolojisi bilimine önemli görevler düşmektedir”.

   Değer kavramı, felsefi terimler sözlünde kişinin, isteyen, gereksinme duyan erek koyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında verilen şey olarak tanımlanmaktadır (Akarsu, 1994). Hilmi Ziya Ülken’e göre değer, varoluş alanına aittir.”Değer her şeyden önce bir varlığın tespitine dayanır ve ancak sezgi ile kavranabilir. Bu sezgi içimize ve dışımıza çevrildiğine göre, değer ya bir duyum ya da bir sezgi ile elde edilir. Manevi olan ancak aşkın varlıkla insan arasındaki ilişkiye yani ortak duyu verilerine aittir. Ben aşkın bir objeyi gerçekleştirmek için bir manzarayı araç olarak kullandığım gibi, başka insanlarda bu işi görebilirler. O zaman bu manzara aramızda ortak duyu verileri alanı olabilir. Bu manzara burada ortak duyu objemiz değil, ortak değer muhtevamızdır. Çünkü o psikolojik açıdan bir algı, bir hayal, bir kavram olmaktan çıkıyor benim için ortak manevi alanı meydana getiriyor. Değer alanının maneviliği budur. İster içimizde ister dışımızda olsun tespit etimiz değer bir varlıktır. Bir şey ne kadar somutsa o kadar değer karakterini kazanır, ne kadar soyutlaşırsa o kadar değerden uzaklaşır. Soyut kavramların hakikati vardır. Tanrı üstün bir değerdir dediğimiz zaman, yaşanmış ve duyulmuş olarak, yani ilahi bir varlık olarak bir değerdir, soyut kavram olarak hakikattir. Ahlaki hayat yaşanmış varlık olarak değer, kavram olarak hakikattir.”(ülken, 210–213) Buna göre değer söz konu solduğunda işe mutlaka öznenin kişiliğinin karışması gerekir.

“Manevi değerler insanın ruhunda, özünde var olan ve evrensel ruhun sunduğu ilkelerdir. Sevgi, adalet sabır hoşgörü… İnsanın doğasında var olan değerlerdir.”

   Rescher (1969), değerlerin objesine göre temel kategorilerini şu şekilde sıralamaktadır.

Değerin Tipi                                                Değerin Konusu                                           Değerin Örneği

1.Nesne değerleri                                     Cansız şeylerin ve                               Taşların saflığı: saf

                                                           Hayvanların potansiyel                          pırlanta, elmas gibi,

                                                                    Nitelikleri                               hayvanların ve atların hızı

2.Çevresel değerler                              Çevre içindeki insan                         Güzellik: manzara ve

                                                           Dışındaki varlıkların                              şehrin dizaynı

                                                                       Düzeni 

3.Bireysel ve kişisel                              Bireyin karakterine                               Akıl, cesaret

  Değerler                                     yeteneklerine, alışkanlıklarına ve

                                                      Hayat tarzına ilişkin potansiyel

                                                                Özellikleri

4.Grup değerleri                                     Bireyin aile ve iş                               Saygı, karşılıklı güven

                                                          Hayatındaki ilişkilerine dair

                                                            Potansiyel özellikleri

5.Toplumsal değerler                     Toplum içindeki düzenlemelerle              Ekonomik adalet ve eşitlik

                                                    İlgili potansiyel özellikler                           /hukuktan önce

  • “Bireyselleşme ile bireycileşme birbirinden farlık kavramlardır. Bireyselleşme zihinse ve ruhsal bi çabayla bir iç zenginleşmedir ve toplumun genelinden farklıdır. Çünkü insanın öznel varoluşuyla ilişkilidir. Diğer taraftan bireycileşmede kültürel olarak ötekinden farklı değilsinizdir. Fakat çıkarınız söz konusu olduğunda diğerini göz ardı edersiniz.
  • Bireysel değerler onu yaşayan insanının yorumuyla kişilik kazanır: Hoşgörü bireysel bir değerdir. Her insanın bu değeri yorumu onun kişiliğiyle şekillenir. Ayşe’nin hoşgörü anlayışı ile Ali’nin hoşgörü anlayışı hayatın içinde onların kişiliklerinden, eğitimlerinden, ailelerinden kaynaklanan nedenlerle farklılaşır.”

Değer, yarar –benefit- kavramından ayrı düşünülmemektedir. Yararın nasıl bir sınıflamaya tabi tutulacağı bireyin istekleri, ihtiyaçları, arzuları ve ilgileriyle ilişkilendirilmiştir. Bu yaklaşıma göre şöyle bir sınıflama yapılabilir:

                     Tablo 3. Değerlerin faydasına göre temel kategorileri

DEĞER KATAGORİSİ                                                                      ÖRNEĞİ

1.Maddesel ve fiziksel                                                  Sağlık, rahatlık, fiziksel güvenlik

2.Ekonomi                                                                   Ekonomik güvenlik, üreticilik

3.Ahlak                                                                                   Dürüstlük, hakkaniyet

4.Sosyal                                                                      Yardımseverlik, nezaket

5.Politik                                                                       Özgürlük, adalet

6.Estetik                                                                      Güzellik, simetri

7.Din-ruhsallık                                                             Dindarlık, bilincin arılığı-içsel temizlik

8.Entelektüel                                                               Zekâ, açıklı

9.Profesyonel                                                              Tanınma, başarı

10.Duygusal                                                                Sevgi, kabul

Bu karşılaştırma da yazar yararın çeşidine göre değilde önemine vurgu yapmaktadır.

Değerler, doğuş noktalarına göre de şöyle sınıflandırılmaktadır.

                   Tablo 4. Değerlerin doğuşuna göre temel kategorileri

Birey Merkezli Değerler                                               Başarı, rahatlık, özel hayat: Yani kişinin kendi

                                                                                           Başarısı, rahatlığı ve özel hayatı

A:Öteki merkezli değerler

1.Grup merkezli değerler

2.Aile merkezli değerler                                                           Aile onuru

3.İş merkezli değerler                                                           İşteki şöhret/ başarı

4.Ulus merkezli değerler                                                             Vatanseverlik

5.Toplum merkezli değerler                                                        Sosyal adalet

B.İnsanlık merkezli değerler                                         Genel anlamda estetik ve insancıl değerler

“Altın önemle çizilmesi gereken sadakat değeri o kadar kapsayıcı bir kavramdır ki aile, iş ve ulusta yaşanan sadakatin tümünü içerir.”

  Mukerjee (1964, 70, 71), toplum ve kültürün refah, eşitlik ve dayanışma gibi, toplum içinde var olan ve toplumun devamlılığı için gerekli olan, insan ilişkilerinde, davranışlarda ve kurumlarda iyilik, adalet ve sevgiyi öngören içsel ve aşkın değerleri bir araya getirmeyi amaçladığını söyleyerek, sosyal ve insani bilimlerin değer skalasını şöyle belirlemektedir.

                    Tablo 5. Beşeri bilimlerin değer skalası

SOSYAL                                 İÇSEL DEĞERLER:                            DIŞSAL VE ARAÇ

BİLİMLER                      SOSYAL VE PRAGMATİK                       DEĞERLERİN DİYALEKTİĞİ

Ekoloji                                     Sağlık ve Süreklilik                    Kaynakların korunmasına karşı

                                                                                                          Kaynakları kullanma

Psikoloji                            Bütünsellik ve Bütünleşme               Potansiyellerini gerçekleştirmeye

                                                                                              Karşı kendini dengeleme

Sosyoloji                                  Dayanışma                               Gruba karşı toplum

Ekonomi                             Bireyin ve toplumun isteklerinin       Devlet planlamasına karşı özel girişim

                                         Doyurulmasından kaynaklanan

                                                        Refah

Politika                                    Eşitlik                                      Düzenlemeye karşı özgürlük

Hukuk                                  Güvenlik                                      Düzene karşı haklar

İnsan bilimler                            İçsel değerler:                          İçsel değerlerin diyalektiği

                                          Kişisel ve ideal

Ahlak                                İyilik                                               Bencilliğe karşı kendini gerçekleştirme

Sanat                                  Güzellik                                         Düzensizliğe karşı kendini ifade etme

Din                                    Kutsallık                                        Aşkınlığa karşı kendini gerçekleştirme

Metafizik                             Gerçek                                         Aşkınlığa karşı kendini bilme

“Bir şeyin arzu edilen sonuçları üretmek bakımından sahip olduğu değere, istenen bir sonuca ulaşmada araç işlevi gören bir şeyin sergilediği değere, dışsal, araçsal ya da pragmatik değer adı verilirken, bir şeyin bizatihi kendisinden dolayı sahip olduğu, kendi içinde ve kendi başına sergilediği değere asli veya içsel değer denmektedir.”

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir