Ekspresyonizm Nedir?

tarafından
1
Ekspresyonizm Nedir?

Ekspresyonizm, yirminci yüzyılın başlarında Almanya’da ortaya çıkan bir sanat akımıdır. Dilimizde dışavurumculuk olarak da anılan akımın başlangıç tarihi konusunda tarihçiler arasında tartışmalar sürmekle birlikte, genel olarak 1900, 1910 yılları arasında tarihlendirilir. Ekspresyonizm 1940’lı yıllara kadar çeşitli sanat dallarında hakim paradigma olma özelliğini sürdürmüştür. Sanat dallarına göre farklı tanımlamalar yapılabilse de temel olarak doğanın doğrudan temsili yerine sanatçının bakış açısıyla dışa vurulmasını esas alır. Fransızca ekspresyon yani anlatım kelimesinden türetilen ekspresyonizm, somut olan dış dünyayı anlamsız bulur ve doğayı sanatçının süzgecinden geçirerek soyutlaştırır. Doğanın soyutlaştırılmasında duygulara başvurulur. Ekspresyonizm nedir biraz daha detaylı inceleyelim.

Ekspresyonizm Akımının İdeolojik Arka Planı 

Ekspresyonizm akımının temelleri 19. Yüzyılın sonlarında Almanya’da atılmıştır. Akımın ortaya çıktığı düşünsel ortamın anlaşılması için dönem Almanya’sının siyasi ve ideolojik ortamı incelenmelidir. 19. Yüzyılın sonlarında emperyalist güçler arasında sömürgecilik yarışı sürerken, Almanya siyasi birliğini henüz tamamlamaktadır. Ancak Bismarck’ın politikaları ile kısa sürede dağınık halde olan prenslikler bir araya gelerek güçlü bir kapitalist ekonomi kurar ve Almanya sömürgecilik yarışındaki yerini alır. Sömürgecilik yarışının hızlanmasıyla patlak veren I. Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılmasına rağmen, ekonomik olarak güç kazanmaya devam eder. Bu sırada ülke içerisinde güç kazanan sosyal demokrat kanat ile liberal kanat arasındaki çatışma ideolojik ve felsefi düzeyde sürmektedir. Bu durum Almanya’nın zengin bir düşünsel ortama sahip olmasının temel nedenidir. Bir sanat akımı olarak ekspresyonizm böyle bir düşünsel ortamda bir tür tepki olarak doğmuştur. Ekspresyonizm nedir, özellikleri nelerdir daha detaylı inceleyelim.

Ekspresyonizmin Özellikleri 

Ekspresyonizm ifadesi ilk kez 1911 yılında Kurt Hiller tarafından kullanılmıştır. Resim alanında bir üslubu ifade etmek için ‘modern’ anlamında kullanılan ifade daha sonra hızla sanatın diğer alanlarında da benimsenmiştir.  

Dönem Almanyası’nın siyasal ortamı ve yaklaşan I. Dünya Savaşı öncesi hızlanan sömürgecilik yarışı, sanatçıları savaşa zemin hazırlayan ve ülkeler arası gerilimi derinleştiren her türlü ideolojiye savaş açmaya itmiştir. Bir tür tepki olarak ortaya çıkan ekspresyonizm akımı sanayileşmeye, militarizme, kapitalizme ve bunların antitezi olarak sunulan komünizm ve anarşizme karşı çıkar.  

Ekspresyonist sanatçılara göre somut olan dış dünya anlamsızdır. Sanatçı dış dünyaya anlam kazandırmak için onu kendi iç süzgecinden geçirir, duyguları ile harmanlayarak eserine yansıtır. Sanatçının amacı var olanı olduğu gibi kabul etmek ve yansıtmak değildir. Aksine var olanı reddeder ve dünyayı değiştirmek ister. Modernleşmenin savaş ve yıkım getirdiği bir ortamda üretim yapan sanatçılar buna tepki olarak ilkel dönemlerin sanat eserlerine ve Barok döneme öykündüler.  

Ekspresyonizmin İlkeleri 

Dönemin her türlü otorite ve hakim ideolojisine tepki olarak ortaya çıkan ekspresyonizm sanata ve dünyaya yeni bir çerçeveden bakmaya çalışmıştır. Ekspresyonist sanatçıların düşünsel çerçevesini gerçeklik yaklaşımları oluşturur. Onlara göre gerçekliğe dair sorulması gereken en önemli soru; dış dünyayı taklit etmenin bize ne kazandıracağıdır. Ekspresyonistlere göre dış dünya somut olanla sınırlı değildir. Bu nedenle realist veya natüralist yaklaşımda olduğu gibi somut olanı taklit etmek anlamsızdır. Sanatçı somut olanı değiştirmek üzere kendi süzgecinden geçirmelidir.  

Ekspresyonistler gerçekliği bu şekilde tanımladıktan sonra doğal olarak iç gözleme yönelmişlerdir. Dış dünyayı değiştirmek isteyen sanatçı onu kendi süzgecinden geçirerek doğaya soyut ve yeni bir anlam kazandırmalıdır. Böylece sanatçı doğadan ilham alarak işlediği iç dünyasını dışa vurarak eserini ortaya koyar. 

Ekspresyonizm Akımının Temsilcileri 

Ekspresyonizm akımı 30 yıla yakın bir süre sanatın tüm dallarında hakim olmuştur. Resim alanında akımın en önemli temsilcileri Edward Munch, Oscar Kokoschka, Kirchner’dir. Alanın en ünlü sanat eseri ise Munch’a ait olan Çığlık tablosudur.  

Mimari alanında Bruno Taut, Erich Mendelson; heykel alanında Ernst Barlach; edebiyat alanında Franz Kafka; müzik alanında Anton Webern, Alban Berg gibi önemli isimler ekspresyonizm akımının temsilcileridir. Ekspresyonizm nedir sorusunun cevabını detaylı bir şekilde inceledik. ”Postmodern ne demek” başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.