Efsane çözüldü: Piramitleri köleler yapmadı

tarafından
13
Efsane çözüldü: Piramitleri köleler yapmadı

Ve onlar üstünde çalışan 100.000 insan da yoktu.

“Tarihin Babası” olarak malum Antik Yunan yazar, tarihçisi ve coğrafyacısı Herodot, bulguları ve yazılı belgeleri ile piramitlerin köleler tarafınca yapıldığı inancı da dahil olmak suretiyle antik dünya ile alakalı düşüncelerimizi tekrardan şekillendirdi.

Sadece son zamanlarda meydana getirilen arkeolojik kazılar ve çağdaş bilim, uzun süredir devam eden bu inancın yanlış bulunduğunu kanıtladı. 20. Yüzyıla kadar dünyanın en büyük yapıları olan piramitler, köleler tarafınca inşa edilmedi. Onları kimin inşa ettiğini gelin hep beraber bakalım.

Piramit Üreticileri

Büyük Giza Piramitleri

MÖ. Üçüncü yüzyılda inşa edilen Giza’nın üç piramidi, Eski Mısır’ın piramit yapılarının en iyi becerisini temsil ediyordu. Onları, kimin inşa ettiğinin ortaya çıkarılması “son 100 senenin en mühim arkeolojik bulgularından biri” olarak adlandırıldı.

Kazı emek harcamaları süresince, Giza piramidinin çevresinde, bir kazıcı, bir binanın duvarı olduğu kabul edilen büyük bir bloğa çarptı. Arkeologlar, bloktan içeri girdiklerinde MÖ. 2000 yılından kalma büyük bir yapı, bir köy buldular. Köy, yarım mil kareden daha genişti.

Bu köy, piramit yapıcılarının ve işleticilerinin yaşamış olduğu yer olarak tespit edildi. Ek olarak burada, büyük, bozulmamış fırınlar da bulunmuş oldu. İçinde ekmek pişirdikleri bu fırınlar, 25 kilogram ağırlığa haiz yüzlerce kil tencere ile doluydular. Bunlar, büyük bir işgücünü beslemek için lüzumlu olan besin üretiminin ilk göstergeleriydi.

Efsane çözüldü: Piramitleri köleler yapmadı
Giza piramitlerinin etrafındaki köyün fırınlarında bulunan kil çömlekler (Kaynak: YouTube )

Giza platosunun arkeoloji şefi, Dr. Zahi Hawass, ikinci ipucunun bir kadın ata binmiş olduğu sırada atların bacağı, minik bir kerpiç duvarı açığa çıkaran bir çatlağa düştüğünde geldiğini deklare etti. Bunlar, piramit inşa edicilerinin ve gözetmenlerinin mezarlarının duvarlarıydı.

600 tane gömüt, iki aşamada ortaya çıkarıldı. Alt düzey mezarlar, yalnız işçilerin kemiklerini, kaplarını ve aletlerini içeriyordu. Üst düzey mezarlar ise detaylı şeyleri kapsıyordu. Denetçilerin ve mimarların gömüldüğü yer burasıydı.

Mezarlara tamamıyla dokunulmamıştı şundan dolayı içinde bir gömü olmadığı için hırsızların ilgisini çekmiyordu. Bazı duvarlardaki mezarlar ise yazılıydı. Yazıtlar, piramidin yapım sürecini ve bununla beraber pişirme, planlama ve yönlendirmeyi açıklıyordu.

Alt düzey mezarlarda bulunan kemikler hemen sonra çığır açan keşiflerin yapıldığı Kahire Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne aktarma edildi. Tüm iskeletlerin, %50’si hanım, %50’si adam ve %23,6’sı küçüklere hatta bir yaşındaki bebeklere aitti.  Bu, piramitlerin çevresinde yaşayan tüm aileleri işaret ediyordu. DNA analizleri bu teoriyi doğruladı.

Aileler üstünden meydana getirilen bu bulgu, köle teorisini çökertti ve bir sonraki bulgu köle gerçeğini bir kez daha çürüttü.

Piramitleri köleler yapmadı
Yalnızca kemikler, aletler ve çömlekler içeren daha düşük seviyeli mezarlardan biri.

Kemikler üstünde meydana getirilen daha çok çözümleme üstüne, bilim adamları, bazı kemiklerin iyi mi kırıldığını, bazılarının da sonradan iyi mi iyileştiğini buldu. İşçilerin iyileşmiş kemikleri ile benzer yaralanmalara haiz soyluların kemikleriyle karşılaştırdılar ve her iki tarafın da aynı tıbbi müdahaleyi almış olduklarını buldular.

Eski Mısırda kırılan kemiklerin onarılması, kölelere harcanamayacak kadar fazlaca beceri ve süre gerektiriyordu fakat piramit işçileri bu hususi muameleyi gördüler.

Bir şahıs kemiğini kırdığında, yatırılır ve yaraları incelenirdi. Sonrasında hekim, kırık kol yada bacağı sıhhatli bir halde çekerdi. Bu, kırığı azaltır ve sonrasında bal ile tedavi edilir ve keten bez ile sarılırdı. Bal, yara iyileşene kadar günlük olarak uygulanırdı. Antik Mısır doktorları o denli yetenekliydiler ki başarıya ulaşmış uzuv kesme ameliyatları bile yaptılar.

Sadece piramit inşaatçıların zevk almış olduğu tek şey birinci derslik tıbbi tedavi değildi. Rejimleri de üst seviyedeydi.

Köylerde iki yıldan eski olmayan balık kemikleri ve sığır kemikleri bulunmuş oldu. Bunlar, pahalı yiyecekler statüsünde değerlendiriliyordu. Mısır halkının temel tüketim gıdası ekmek olduğundan büyük miktarlarda etin tüketildiğinin keşfi, iyi beslenmiş bir işgücünün en iyi gıdayı sağladığına işaretti.

Piramitleri köleler yapmadı
Gömüt duvarlarındaki gravürler: üstteki bira meydana getiren işçileri, alttaki ise ekmek meydana getiren işçileri tasvir ediyor

Piramit inşaatçılarına ne kadar iyi davranılsa da hayatları pek de kolay değildi. Soylulardan 10 yıl daha kısa yaşadılar ve kemikleri yüksek stres içinde yaşadıklarını gösteriyordu. Sadece piramitleri inşa etmek 100.000 piramit işçisinin 30 yılını almadı. Bilhassa 100.000 şahıs Eski Mısır nüfusunun %10’u iken.

Gerçekte her biri 10 ton ağırlığında olan 2,3 milyon taş bloktan oluşan Büyük Giza Piramidini inşa etmek 20.000 kişinin 20 yılını aldı. Bu 20.000 işçiden 15.000’ini üç ay süresince günde 12 saat çalıştılar ve sonrasında köylerine geri döndüler. Yeni inşaatçılar onların yerini aldı. Kalan 5.000 işçi ise çekirdek işçi ve kalıcı teknisyendi.

Havaalanları ve metrolar inşa eden Amerikalı inşaat uzmanı Craig Smith büyük bir gözlem yaparak bu sayıları doğruladı ve köle teorisi ve sayıları kati olarak yanlış olduğu kanıtlandı.



Tercüme: Merve Özer

The post Efsane çözüldü: Piramitleri köleler yapmadı appeared first on Beyinsizler – Popüler Bilim Ve Teknoloji Haberleri.