Düşünce Orucu

tarafından
1
Düşünce Orucu

Oruç kelimesi, köken itibarıyla Farsça olup “ruza” kelimesinin Türkçeleşmiş halidir. Ruza ise Farsçada “günlük”anlamına gelmektedir. Arapçadaki karşılığı ise “savm” olup savm, “bir şeydenuzak durmak” anlamındadır. O halde, oruç günlük olarak belirli şeylerden uzakdurmak olarak anlaşılabilir.

Oruç hakkıyla yapılabildiğitakdirde gerçekten çok anlamlı, içerik itibarıyla da çok katmanlı bir ibadettirbana göre. Bu nedenle orucu sadece zahiri anlamıyla “yeme, içme ve cinselilişkiden uzak durma” şeklinde ele almak ve sadece Ramazan ayında yapılan birritüele indirgemek bu değerli ibadetin sözünü ettiğim çok katmanlılığınıazaltacaktır. İşte bu yazımın konusunu da kendime çok faydası dokunduğunainandığım ve bence bilinçli zihnimizin uyanık olduğu her an tutulması gerekenbir oruç türü, düşünce orucu oluşturuyor.

Yapılan son araştırmalara göre,insan zihni günde ortalama olarak 60.000 adet düşünceye ev sahipliği yapıyor.Dile kolay, 60.000 adet… Yani günün 8 saatinin uykuda geçtiği varsayımıyla,bilinçli zihnin uyanık kaldığı her saniye ortalama olarak 1 tane düşüncegeçiriyoruz aklımızdan. Elbette bilinçli zihnimiz bu düşüncelerin hepsininfarkında olmuyor. Aksi halde böylesi bir düşünce bombardımanının altındankalkmamız mümkün olmazdı herhalde. Bu düşüncelerin kimi şöyle bir yoklayıpgeçiyor zihnimizden. Kimi düşünceleri aklımıza geldikleri birkaç saniye içinzihnimizde tutup salıveriyoruz hemen. Kimilerini ise –mesela bize haz verendüşünceleri- tekrar tekrar almak istiyoruz zihin kapılarımızdan. Gelin görün kibazı düşüncelerimiz var ki, biz istemesek de tırmalıyor zihnimizin duvarlarınıve inatla girmek istiyor içeriye. Üstelik biz çabaladıkça düşünmemek için, dahabir depreşiyor sanki bu minik saldırganların işgal hamleleri. Böyle bir durumdasonuç maalesef pek de iç açıcı olmuyor. Zira an itibarıyla yaşadığımızgerçeklikle zihin dünyamız arasında bir uçurum oluşuyor.

Zihninizi gerçekçi bir şekildeele alın. Gerçekten yaptığınız işe ne kadar yoğunlaşabiliyorsunuz? Gerçektenzamanınızın ne kadarında şimdi,buradasınız? Bu soruları samimiyetle cevapladığınız zaman göreceksiniz ki,zihniniz ya geçmişin oldu’larıyla meşgul olmakta, ya geleceğe dair enli boyluplanlar yapmakta ya da olması şüpheli birtakım olaylar üzerinde kafayormaktadır. İster geçmişle, ister gelecekle veya zihin duvarlarımızıtırmalayıp bizi aşağı çeken türlü endişelerle olsun; zihnin bütün bu yorucuuğraşıları vehimden, vesveseden veya kuruntudan başka bir şey değildir.

Vehim kadar insanı perdeleyen, tekâmülüneket vuran güçlü bir düşman yoktur. Yani ne kadar dışarıda ararsak arayalım,enerjimizin düşüp de yerin dibine doğru çekildiğimizi hissettiğimiz zamanların çoğundadüşman dışarıda değil, zihnimizin hemen içindedir. İçten içe, sinsi sinsipotansiyelimizi, sağlığımızı kemirmektedir. İşte bu zehirli düşmanın panzehridüşünce orucudur.

Düşünce orucu,yemeden-içmeden-seksten uzak durmak suretiyle tutulan oruçtan daha zordur.Çünkü her an bilinçli bir çaba ve farkındalık gerektirir. Örneğinhoşlanmadığınız birisi hakkında olumsuz düşünceler üretmeye başladığınız andaiçinizin karardığını, anlamsız bir şekilde huzursuzlandığınızı hissedersiniz.Belki an itibarıyla ölçülecek olsa tansiyonunuzun yükseldiğini, nabzınızınarttığını ve daha sık nefes alıp verdiğinizi bile göreceksiniz. Oysa buolumsuzlukları hissettiğiniz anda kendi kendinize düşünce orucunda olduğunuzuve bu konuyu şimdi düşünemeyeceğinizi hatırlatırsanız zihinsel oruç konumunahemen geçersiniz. Elbette bunu yapmak söylendiği kadar kolay değildir. Zaten düşünceorucunun esas zorluğu da buradadır. Vehmin herhangi bir türüne kapıldığınızıhissettiğiniz anda aktif bir çabayla zihninizdeki kuruntularla beslenen oburbölümün şalterini kapatmanız ve zihinsel oruç konumuna geçmeniz gerekir. Amaiyi haber şu ki, düşünce orucuna sabırla devam ettiğiniz ve bunu davranışsalbir alışkanlık haline getirdiğiniz zaman zihniniz da bu yeni davranış kalıbınauyum sağlayacak ve vehim dolu düşüncelerin zihninize akış hızı çok büyükihtimalle azalacaktır.

Ben bugünlerde düşünceorucundayım. Hiç de kolay değil… Ancak azimle ve sabırla düşünce orucunuzihnimin vehme kapı araladığı anlarda uyguladığımdan bu yana bunun bir çeşityaşam rutinim haline geldiğini gördükçe mutlu oluyorum. Hani 21 gün kuralıvardır; alışkanlıkların geliştirilmesi veya olumsuz alışkanlıklara sonverilmesi için 21 gün yeter süredir, derler. Bu sürenin doğruluğu tartışılır,ama vermek istediği mesaj bana göre son derece doğrudur. Bu açıdanbaktığımızda, başlangıçta biraz zorlama gibi gelecek olan, hatta tüm çabamızarağmen zihnimizi sekteye uğratmaya devam eden düşünce yığınlarının bir süresonra zihnimizi daha az zorladığını göreceğiz.

Düşünce orucu zihnin yıkanması,arınmasıdır. Özellikle yazılı, görsel ve sosyal medya tarafından ister istemezbu denli kuşatılmışken, yani zihnimize her gün menşei belirsiz, etkisi kolaycaölçülemeyen yüzlerce mesaj yönlendiriliyorken, sağlıklı bir zihin-beden içindüşünce orucuna her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Keza uzun vadeliemeller, planlar olsa dahi bizi kendiliğimizden, şimdimizden ayıran düşüncelerekarşı, an ’da var olabilmeyi öğrenebilmek için de öyle… Eee ne demişler, kulplan yapar, kader gülermiş. Hal böyle iken siz siz olun düşünce orucunuzu edaetmeye şimdiden başlayın…