Biyolojik çeşitlilik tehlike altında

tarafından
5
Biyolojik çeşitlilik tehlike altında

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Hepimiz için sürdürülebilir bir gelecek için, bizleri birbirimize bağlayan ve destekleyen yaşam ağı olan biyolojik çeşitliliği korumak suretiyle derhal harekete geçmeliyiz” çağrısında bulunmuş oldu.

Guterres, 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü vesilesiyle yayımladığı mesajında doğaya karşı verilen anlam ifade etmeyen ve yıkıcı savaşın sonlanması icap ettiğini, bu sebeple canlı türlerinin yok olma oranının, son 10 milyon senenin averajından onlarca, yüzlerce kat daha çok bulunduğunu ve giderek arttığını söylemiş oldu.

Guterres, “Biyolojik çeşitlilik, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmak, iklim değişikliğinin varoluşsal tehdidini sona erdirmek, arazi bozulmasını durdurmak, besin güvenliğini sağlamak ve insan sağlığındaki ilerlemeleri desteklemek için lüzumlu. Biyolojik çeşitlilik, yeşil ve kapsayıcı gelişme için de çözümler sunuyor” dedi.

Genel Yazman, biyolojik çeşitliliğe 2030 yılına tekrardan yaşam verecek açık ve ölçülebilir hedefleri ve kuvvetli uygulama araçlarını küresel bir biyolojik çeşitlilik anlaşması üstünde çalışmak için hükümetlerin bu yıl içinde biraraya geleceğini belirtti.

ÇEVREYE ZARAR VEREN SÜBVANSİYONLAR SON BULMALI

Söz mevzusu anlaşmanın, biyolojik çeşitlilik kaybının ana nedenlerini ele alması ve toprağı, tatlı suları ve okyanusları etkin bir halde koruyarak, sürdürülebilir tüketim ve üretimi teşvik etmesi ve doğadan çıkacak çözümler yöntemiyle doğayla uyum içinde yaşamak suretiyle gereksinim duyulan iddialı ve dönüştürücü değişimi mümkün kılması icap ettiğini sözlerine ekledi. Guterres ek olarak, çevreye zarar veren sübvansiyonların sona erdirilmesini de istedi.

Söz mevzusu anlaşmanın biyolojik çeşitlilikten her insanın yararlanmasını sağlaması, somut ve doğaya zarar vermeyen yatırımları teşvik etmek için fiil ve finansal kaynakları seferber etmesi icap ettiğini vurgulayan Guterres, bu hedefleri gerçekleştirirken ve “doğayla uyum içinde yaşamak” olarak açıklanan 2050 Vizyonunu hayata geçirirken, bilhassa topraklarında oldukça fazla biyolojik çeşitlilik barındıran birçok yerli nüfusa eşitlik ve insan hakları temelinde yaklaşılması icap ettiğini belirtti.