Bilgi Felsefesi (Epistemoloji) Nedir?

tarafından
264
Bilgi Felsefesi (Epistemoloji) Nedir?

Epistemoloji, felsefenin en temel disiplinidir. Bunun en mühim sebebi, onun öteki tüm disiplinlerin informasyon iddialarını sorgulayıp ilke ve kavrayışlarını temellendirmesidir. Epistemoloji, felsefenin en mühim alt dalları yada disiplinlerinden biridir. “Bilgi” anlamına gelen Yunanca episteme ve “söz”, “akıl”, “bilim”, “izahat”, “kuram” anlamlarına gelen logos sözcüklerinin birleşiminden meydana gelen epistemoloji, Türkçeye informasyon teorisi yada informasyon bilimi olarak çevrilir. Epistemoloji, felsefenin kuramsal dallarından biridir. Başka bir deyişle o, doğru eylemle yada “iyilik”, “güzellik” benzeri değerlerle meşgul olan yada “olması ihtiyaç duyulan” üstünde yoğunlaşan etik, güzel duyu yada politika felsefesi benzeri ergonomik ya da normatif disiplinlerden farklılık gösterir.

Bilgi Felsefesi (Epistemoloji) Nedir ve Neyi Amaçlar?

– Tanımı: Bilgi kuramı, bilen ile malum; suje ile obje kısaca insan ile nesne arasındaki ilişkiyi inceleyen felsefe disiplinidir. – Mevzusu: Bilgi kuramı, bilginin eleştirisini yapmak, kaynağını, özünü, niteliklerini araştırmak, bilginin mutlak mı yoksa göreceli mi bulunduğunu irdelemek şeklinde mevzuları araştırır.

Bilginin kazanılması yada uygulanması yerine, direkt doğruya informasyon teriminin kendisiyle ilgilenen epistemoloji, dahası felsefenin en temel disiplini ya da alt alanıdır. Felsefenin öteki alt alanları yada disiplinleri içinde, daha ilkin gördüğümüz şeklinde, doğa ötesi, etik, bilim felsefesi ve güzel duyu benzeri disiplinler bulunur.

Tüm bu alan ya da disiplinlerin kendilerini belirleyen hususi bir mevzu alanına haiz olmaları açık ve anlaşılır bir şeydir. Bu mevzu alanı, mesela doğa ötesi için en genel şekliyle varlığın nihai yapısı yada doğası, etik için iyi yaşamın aslı ve bilim felsefesi için de bilimsel etkinlik ya da araştırmanın metodolojisi ve sonuçlarıdır.

Tüm bu alan ya da disiplinlerin kendilerini belirleyen hususi bir mevzu alanına haiz olmaları açık ve anlaşılır bir şeydir. Bu mevzu alanı, mesela doğa ötesi için en genel şekliyle varlığın nihai yapısı yada doğası, etik için iyi yaşamın aslı ve bilim felsefesi için de bilimsel etkinlik ya da araştırmanın metodolojisi ve sonuçlarıdır.

Epistemoloji, tüm bu disiplinlerin temelinde yer alır, bu sebeple söz mevzusu felsefe disiplinlerinin dizgesel kavrayışlarıyla dayandıkları ilke ve kabuller, sadece epistemolojik olarak oluşturulup temellendirilebilirler. Üstelik tüm bu felsefe disiplinleri mevzuları ve konularının genel çerçevesi içinde yer edinen problemlere yaklaşımları bakımından ne kadar farklılık gösterirlerse göstersinler, ortak bir yön yada noktada buluşurlar. Bu ortak nokta ise bu disiplinlerin tek tek her biri tarafınca sergilenen bir talep ya da iddia olarak, mevzu edinilen alanda hakikate erişme, söz gelimi varlığın nihai unsur yada bileşenleriyle, insan için iyi yaşamın anlamı yada özüyle ilgili olarak doğru ve sağlam bilgilere erişme arzusu ve hatta iddiasıdır.

Epistemoloji, tüm bu disiplinlerin temelinde yer alır, bu sebeple söz mevzusu felsefe disiplinlerinin dizgesel kavrayışlarıyla dayandıkları ilke ve kabuller, sadece epistemolojik olarak oluşturulup temellendirilebilirler. Üstelik tüm bu felsefe disiplinleri mevzuları ve konularının genel çerçevesi içinde yer edinen problemlere yaklaşımları bakımından ne kadar farklılık gösterirlerse göstersinler, ortak bir yön yada noktada buluşurlar. Bu ortak nokta ise bu disiplinlerin tek tek her biri tarafınca sergilenen bir talep ya da iddia olarak, mevzu edinilen alanda hakikate erişme,söz gelimi varlığın nihai unsur yada bileşenleriyle, insan için iyi yaşamın anlamı yada özüyle ilgili olarak doğru ve sağlam bilgilere erişme arzusu ve hatta iddiasıdır.

Epistemolojiyle enine boyuna meşgul olan ilk felsefeci, meşhur Yunan düşünürü Platon olmuştur. Ondan sonrasında da antik Yunan’da başta Aristoteles ve Pyrrhon benzeri Yunan kuşkucularıyla, Orta Çağ’da Aziz Augustinus (354-430), Aquinalı Thomas ile İbn Sina (980-1037) ve Farabi şeklinde felsefeci informasyon konusunu enine boyuna ele almışlardır. Bununla beraber, epistemolojinin bir felsefe disiplini ya da dalı olarak esas çağıl felsefede ve ayrıca yirminci yüzyılın analitik felsefesinde öne çıkmış olduğu söylenebilir. Bunun sebebi ise elbet, çağıl uygarlığı belirleyen en mühim şeyin bilim ve informasyon olmasıdır. Bu zamanda, en ön sırada Descartes, Leibniz, John Locke (1632-1704), Hume, Kant ve Russell gelecek şekilde, pek oldukca felsefeci informasyon mevzusuna eğilmiş, epistemolojinin kapsamı içinde kalan problemler üstünde yoğunlaşmıştır.

Epistemoloji de informasyon terimini genel olarak ele alır, bilgiyi informasyon olmak bakımından sorgular. O, bilginin insan zihninde iyi mi oluştuğunu araştırmaz. Bu, bilim adamlarının ve bilimlerin mevzusudur. Bilgi teriminin kendisinin incelenmesi ve aydınlatılması, bilginin kazanılması süreçlerinden değişik ve felsefi özellikte olan bir irdelemeyi gerektirir.

Antik Yunan’dan günümüze kadar olan tarihsel süreç içinde, epistemoloji tarafınca ele alınan oldukca sayıda sorun olmuştur. Bilgi mevzusuna, bir tek tarihsel bir perspektiften değil fakat bilgiyle ilgili problemler açısından ya da dizgesel bir tarzda yaklaşıldığı vakit, başta bilginin doğası, türleri, deposu, imkânı ve sınırlarıyla ilgili problemler olmak suretiyle, epistemoloji alanını gerçekleştiren pek oldukca mevzu ya da sorun bulunduğunu söylemek doğru olur. Bu problemler, derhal hepsi birbiriyle ilintili olacak şekilde, beş ana başlık altında toplanır.

Bu kategorilerden birincisi, bilginin doğası ve türleri başlığı altında toplanan problemlerden meydana gelen bütündür. İkinci başlık altında, bilginin doğruluğuyla, doğruluğun özünün ne olduğuyla ilgili tartışmalar yer alır. Üçüncü kategoride bilginin kaynağıyla, kısaca bilginin akla mı, deneyime mi, yoksa bu ikisinin haricinde başka bir yetiye mi dayandığıyla ilgili münakaşa ve problemler yer alır. Dördüncü olarak bilginin imkânıyla, kısaca bilginin mümkün olup olmadığıyla ilgili tartışmalar gelir. Beşinci kategoride ise bilginin sınırlarıyla ilgili problemler yer alır.