2 yılda 95 kilo verdi: Çorabımı bile giyemiyordum

tarafından
74
2 yılda 95 kilo verdi: Çorabımı bile giyemiyordum

Aksaray’da 38 yaşındaki Sevim Keleş, iki yıl içinde 95 kilo verdi. Genç hanım bir zamanlar eğilip çorabını bile giyemediğini söylemiş oldu. Rejim ve spor icra eden Keleş, “Benim için ikinci bir yaşam başladı” dedi.

Aksaray’da mühim sıhhat sorunları yaşayan 38 yaşındaki Sevim Keleş, azimle uyguladığı rejim ve spor programıyla fazla kilolarından kurtulmanın ve tekrardan sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.

Keleş, çocukluğundan bu yana fazla kiloları yüzünden günlük yaşamında güçlük çekmeye başlayınca zayıflama sonucu verip diyetisyene gitti.

Rejim programını aksatmayan Keleş, spor da yaparak iki buçuk senenin sonunda 157 kilodan 62 kiloya düştü.

Toplamda 95 kilo vererek sıhhatli bir yaşama adım atan Keleş, bugün yeni bir yaşam yaşıyor.

Keleş, çocukluğundan beri şişman bulunduğunu ve 20 yaşından sonrasında aşırı kilo almayı durduramadığını söylemiş oldu.

“SUYU BİLE YUDUM YUDUM İÇEBİLİYORDUM”(*2*)

Bu süreçte rejim yapsa da kilo almaya davam ettiğini belirten Keleş, şöyleki konuştu:
“157 kilogram olduktan sonrasında kan şekerim yükselmişti, tiroitlerim muntazam çalışmıyordu, karaciğer enzimlerim fazlaca yüksekti. Suyu bile yudum yudum içebiliyordum, fazlaca zorlanıyordum. Hareket edemiyordum sadece devamlı oturuyordum. Eğilip kalkmakta zorlanıyordum. Lavaboya bile gidememe durumuna gelmiştim. Eğilip çorabımı bile giyemiyordum. Şu demek oluyor ki kilolarım birçok hastalıkla beraber toplumsal hayatımı da etkilemeye başlamıştı.”

“BENİM İÇİN İKİNCİ BİR HAYAT BAŞLADI”(*2*)

Keleş, hemen sonra kentteki hususi bir hastaneye giderek beslenme ve rejim uzmanı Meltem Mutlu’ya başvurduğunu açıkladı.

Zayıflama yoluna diyetisyeniyle birlikte çıktığını özetleyen Keleş, şöyleki devam etti:

“Eskiden devamlı abur cubur yiyordum. Şimdi, 3 ana öğün ve 3 ara öğünle besleniyorum. Günde 3 litreden fazla su içiyorum. Bir tek beslenmeme dikkat ederek ve su içerek verdim kilolarımı. Herhangi bir aşırı kiloluluk cerrahisi müdahalesi yapmadık. Kilolarımı verdikten sonrasında gören beni tanıyamıyor artık. Toplumsal çevrem gelişti. Dostlarımla artık görüşebiliyorum. Günlük hayatta daha da aktifim. Daha fazlaca spor yapıyorum. İstediğim benzer biçimde hareket edebiliyor ve gezebiliyorum. 95 kilo verdikten sonrasında benim için ikinci bir yaşam başladı.”

“KİLO VERME İŞİ DÜMDÜZ BİR YOL DEĞİL”(*2*)

Beslenme ve rejim uzmanı Mutlu ise hastasının ilk ulaştığında şekerinin oldukça yüksek seviyede bulunduğunu ve gerilim problemi yaşadığını söylemiş oldu.

Hastası Keleş’in hareket kabiliyetinde de fazlaca ciddi engellemeler yaşadığını özetleyen Mutlu, “Biz ilk olarak hedef belirleyerek ilerledik. Bu şekilde adım adım gittik. Hiçbir süre hususi gıdalar, bulunması zorluk derecesi yüksek yiyecekler üstünden ilerlemedik. İlk aşama olarak porsiyon kontrolünü hastamıza öğrettik. Öğün saatlerini düzene soktuk ve su içmesini sağladık.” diye konuştu.

Mutlu, hastanın yaşam boyu devam edebileceği hareket kabiliyeti, fizyolojik aktivite ve spor programını da rejim programının içine kattıklarını dile getirdi.

Hastanın ilk bir yıl içinde 60 kilo verdiğini aktaran Mutlu, şunları kaydetti:

“Zayıflama işi dümdüz bir yol değil. Her ay 4-5 kilo verebilecek şekilde ilerlemedik. Kimi zaman dikkat ettiğimiz halde kilo almalar oldu. Kimi zaman de asla beklemediğimiz zamanlarda kilo verdiğimiz zamanlar oldu. Geriye kalan 35 kiloyu da bir buçuk yılda verdik. Asla beslenme düzenimizi aksatmadık. Zayıflama işinde disiplin fazlaca mühim. Hastamız bu duruma fazlaca dikkat etti. Hastamız doğru rejim, egzersiz, su ve uyku düzeniyle beraber kilosunu yitirdi.”