130 bin yıl önce yaşayan Denisovalı bir çocuğa ait diş bulundu: İnsanların antik kuzenlerine ait bilinmeyenler ortaya çıktı

tarafından
16
130 bin yıl önce yaşayan Denisovalı bir çocuğa ait diş bulundu: İnsanların antik kuzenlerine ait bilinmeyenler ortaya çıktı

Bilim adamları, Laos’taki Kobra mağarasında, ortalama 130 bin yıl önce yaşayan Denisovalı bir kız çocuğuna ait dişi ortaya çıkardı. Yeni bulgu insanların antik kuzenlerinin yaşamış olduğu bölgeleri genişleterek, Denisovalılıların fizyolojik ve toplumsal yapıları hakkında bilinmeyenlere ışık tuttu.

Güneydoğu Asya ülkesi Laos’taki bir  mağarada bulunan minimum 130 bin senelik bir çocuğun dişi, bilim adamlarının, insanların erken kuzenleri hakkında daha çok informasyon ortaya çıkarmasına destek oldu. Araştırmacılar, keşfin, insanlığın artık soyu tükenmiş bir türü olan Denisovalıların güneydoğu Asya’nın sıcak tropik bölgelerinde yaşadığını kanıtladığını söylemiş oldu.
Denisovalılar, araştırmacılar tarafınca Homo cinsinden bir insansı olup Neandertaller ve anatomik olarak çağdaş insanoğlunun (Homo sapiens) yakın akrabası olarak tanımlanıyor. Sadece, Denisovanlar bi genetik olarak her iki türden ayırt edilebiliyor. 
Bununla beraber, Neandertallerin kuzeni olan Denisovalılar hakkında fazlaca azca şey biliniyor. Bilim adamları, onları ilk olarak 2010 senesinde bir Sibirya mağarasında çalışırken ve daha önce tanımlanamayan bir insan grubuna ait bir kızın parmak kemiğini bulurken keşfetti. Denisova Mağarası’nda bulunan bir tek bir parmak ve yirmi yaş dişi kullanarak, grubun tüm genomunu çıkardılar.
Araştırmacılar hemen sonra 2019 senesinde Tibet Platosu’nda bir çene kemiği buldu ve Denisovalıların bir kısmının Çin’de de yaşadığını kanıtladı.Sadece, bu ender fosillerin yanı sıra, Denisovalılar, günümüzde insan DNA’sının genleri haricinde, ortadan kaybolmadan önce fazlaca azca iz bıraktılar.
Nature Communications adlı bilimsel dergide piyasaya sürülen yeni çalışmanın ortak yazarı ve paleoantropolog Clement Zanolli, bilim adamlarının “bu popülasyonların çağdaş atalarının güneydoğu Asya’daki Denisovalılarla “karıştırıldığı” sonucuna vardıklarını söylemiş oldu. Fakat, Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi araştırmacısı AFP’ye verdiği demeçte, Asya kıtasının bu bölümünde, Sibirya yada Tibet’in dondurucu dağlarından uzakta varlıklarının “fizyolojik kanıtı” olmadığını söylemiş oldu.
Bu durum  bilim adamları grubu kuzeydoğu Laos’taki Kobra Mağarası’nda aramaya başlayana kadar böyleydi.
Mağara uzmanları, bölgeyi 2018 senesinde, eski insan kalıntılarının esasen bulunmuş olduğu Tam Pa Ling Mağarası’nın tarafındaki bir dağda keşfetti. Zanolli, dişin nerede ise homo sapiensler ile benzer bir şekle haiz bulunduğunu deklare etti. Emek verme, eski proteinlere dayanarak, dişin 3.5 ila 8,5 yaşları arasındaki bir kız çocuğuna ait bulunduğunu ortaya çıkardı.
Paleoantropolog ve çalışmanın ortak yazarı Fabrice Demeter,  dişin şeklini çözümleme ettikten sonrasında, büyük olasılıkla 164 bin  ila 131 bin  yıl önce yaşamış bir Denisovalı’ya ait bulunduğunu söylemiş oldu. Ondan sonra, proteinlerin çözümleme edilmesi ve bir 3D X-ışını rekonstrüksiyonu dahil olmak suretiyle değişik yöntemlerle dişin içi incelendi.
Öteki taraftantan, dişin iç yapısı, Tibet’teki  Denisova örneğinde bulunan azı dişlerininkine benziyordu. Endonezya ve Filipinler’de yaşayan çağdaş insanlardan ve öteki antik türlerden açıkça ayırt edildi.
Dişin geçici olarak bulunmuş olduğu Danimarka’daki Kopenhag Üniversitesi’nde araştırmacı olan Demeter, “Proteinler, cinsiyeti tanımlamamıza ve bunun öteki Homo türleri ile ilişkisini doğrulamamıza izin verdi. Dişin yapısı, genetik olarak Denisovalılara yakın olan Neandertallerle ortak özelliklere sahipti. İki türün ortalama 350 bin yıl önce ayrılmış olduğu düşünülüyor” diye konuştu.
Sadece Zanolli, şimdiye kadar doğuda hiçbir Neandertal izine rastlanmadığı için araştırmacıların bunun bir Denisova örneği olduğu sonucuna vardığını deklare etti. Demeter için bulgu, Denisovalıların Asya’nın bu bölümünü işgal ettiğini ve soğuk irtifalardan tropik iklimlere kadar fazlaca çeşitli ortamlara uyum sağladıklarını, Neandertal kuzenlerinin ise soğuk batı bölgelerinde daha “uzmanlaşmış” göründüğünü gösteriyor.
Bundan dolayı, son Denisovalılar, Pleistosen çağlarında, genetik miraslarını Güneydoğu Asya’nın çağdaş popülasyonlarına aktaran çağdaş insanlarla tanışmış ve iç içe geçmiş olabilirler.