Feodal ne demek?

tarafından
1
Feodal ne demek?

Feodalizmi oluşturan şartlardan biri toprağa dayalı bir sistemin olması gerekliliğidir. Feodalizmin ortaya çıkış koşulları her toplum için farklı zaman dilimlerinde gerçekleşmiştir. Bunun sebebi toplumların sosyo kültürel yapılarındaki farklılıklardır. Feodal ne demek? Feodalizm nedir? Diye sorduğumuzda bunu anlayabilmenin yolu toplumların tarihsel süreçlerde yaşadıkları gelişimleri ve evreleri kavramaktan geçecektir.

Feodal sistem halkın sınıflara bölündüğü ve eşit olmayan insanların yaşadığı toplumsal düzeni ifade eder. Aristokrasinin yadsınamaz gücü feodalizmin kaçınılmaz sonuçlarındandır. Feodal toplum yapısında kilisenin gücü ise hiçbir kurumda yoktur.

Orta Çağın en kuvvetli gücü kilisedir. Gerek ekonomik gerekse politik yönden elinde tuttuğu bu gücü halk üzerinde kullanır. Din olgusuyla desteklenen bu güç kilisenin istediği şeyi kendisine vermek açısından yeterlidir. Feodal sistemin ilerlemesini sağlayan unsur köylü sınıfın üretim faaliyetlerinde etkin olarak görev almasıdır.

Feodalitenin kavramını besleyen köle sınıfının varlığıdır. Feodalite sistemi kendine has unsurlar içeren bir sistemdir ve ortaya çıktığı dönemde Avrupa açısından pek çok olayın gelişmesinde etkili olmuştur.

Feodalitenin Dayanağı

  • Toprak
  • Bireysel ilişkiler

Feodal Üretim Unsurları

  • Emek
  • Toprak

Avrupa’da Feodalizm

Avrupa’da feodalizmin ortaya çıkması ile başka toplumlarda bu kavramın ortaya çıkması arasında zamansal farklılıklar vardır. Ayrıca Avrupa’da görülen feodal yapılanmaların ekonomik olduğu kadar dini temelleri de mevcuttur. Ortaya çıktığı zaman dilimi M.S 5. Yüzyıldan sonradır. Bu süreç Orta Çağ’ın sonlarına kadar devam etmiştir.

Roma imparatorluğu yıkıldıktan sonra Avrupa’da oluşan barbar istilaları birtakım değişikliklere de yol açmıştır. Merkezi krallıkların güç kaybetmesinin ardından feodal beyler söz sahibi olmaya başlamıştır. Karmaşık bir durumla karşılaşan toplumsal düzende oluşan çözülmeler sonucu özgür köylü sınıf ortadan kalkmış, bir güç tarafından korunma ihtiyacı hisseden toplum yapısı doğmuştur. Bu gelişmeler Avrupa’nın siyasi, sosyal ve ekonomik yapısında değişikliklere yol açacak feodal sistemin de şekillenmesine yol açmıştır.

İtalya’da 7OO’lü yıllar kent meclislerinin işlevini yitirdiği ve psikoposların söz sahibi olduğu bir dönemdir. Bu yıllar ticari faaliyetlerin de bittiği yıllar olarak görülür. Devlet ticaretin bitmesi ile tarımsal faaliyetlere odaklanır bu durumun sonucunda da kentler psikoposların denetimine girer. Böylece kentlerin din odaklı yönetim merkezlerine dönüşme evresi gerçekleşir.

Feodal Düzen

Feodal düzenin temelinde derebeyi de denilen feodaller ile sınırlı haklara sahip köylüler yer alıyordu. Serf olarak adlandırılan köylülerle senyörlerin ilişkileri üretim faaliyetlerinin belirleyici unsuruydu. Soyluların toprak üzerindeki hakları serfleri zamanla kendilerine bağımlı hale getirmiş, devlet gücünün ortadan yok olmasıyla feodalizme giden yol da açılmıştır.

Tarım arazilerinden gelen gelire kilise el koymuştur. Kilise zaman içerisinde sahip olduğu toprakları çoğaltmış ve feodal düzen içerisinde oldukça önemli bir konumda yer almıştır.

  • 11.yüzyılda şövalyelerin saygınlığının arttığı gözlemlenir. Şövalyeler bu dönemde askeri sınıf temsilcileri olarak toplumsal düzende yer alırlar.
  • Şatolar Orta Çağ’ın feodal düzeninde güç ve itibarın da birer göstergesi olarak yer alırlar. Bu dönemin en büyük gücü olan kilisede görev yapan senyörler de geniş topraklara sahiptiler.
  • Feodalizmin ortaya çıktığı koşullarda merkezi bir vergi sistemi de hazine sistemi de yoktu.  Toprağın önemi ve değerini üzerinde serf olması belirliyordu.

15.yüzyıldan sonra serf nüfusundaki artışla birlikte emek gücü fazlalığı ortaya çıkmış bu durum da serfliğin dağılmasına neden olmuştur. Emek gücü, var olan toprağın büyüklüğünü geçince de serfler özgür bırakılmış toprak da özgür çiftçilere kiralanmaya başlanmıştır. Feodalizmin dağılış sürecini bu gelişmeler oluşturacaktır.

Feodalizm ve feodalite kavramları açıklanmak istendiğinde feodal ne demek? Sorusunun da cevaplanması gerekecektir. Bu üç kavram da mana yönünden birbirini tamamlayıcı nitelik taşımaktadır. Feodalizm açıklanmak istendiğinde toplumların feodal düzene geçiş evrelerine de açıklık getirmek gerekecektir. Öncelikle Avrupa açısından ele aldığımız feodalite kavramını anlamanın yolu da Orta Çağ’a uzanan süreçte gerçekleşen tarihsel olayları doğru tahlil etmekle mümkün olacaktır.